Lilypie - Fourth Birthday

29 Haziran 2012 Cuma

Kınamızdan Görüntüler

Öykücüğün dayısının düğünü var diye yazmıştım bir önceki postumda. Selda ablası için heyecanla, özenle hazırlanan kına gecemiz bitti bile.Kınamızı yaktık, bol bol oynadık , kurtlarımızı döktük kız kıza. Öykücük pisti kimselere vermedi :)halay bile çekti minik prensesim.Tabi bizden halay başı değil ancak halay sonu oldu :))) Darısı düğüne aynı performansı bekliyorum senden miniğim.:)

 Gelelim fotoğraflarımıza....


Herşey harikaydı...




Öykü teyzesi ve annesine şımarırken :)







Öykü Selda ablasıyla...











26 Haziran 2012 Salı

Öykü'den


Sanki uzun zaman oldu yazmayalı gibi geliyor. Sanki Öykücüğün birçok gelişimini yazmamışım gibi geliyor. O kadar hızlı büyüyor, ve günler o kadar hızlı geçiyor ki yetişemiyoruz.


Bu minik sarı fıstık 2 yaşına doğru ilerlerken,2 yaş sinyallerini vermeye başladı bile. Ben kendim yapıcam, sen yardım etme, bırak... gibi triplere giriyor.Büyüdüğünü, bireyselleşmeye başladığını kabul ettirmeye çalışıyor belli ki...
Daha anlamlı daha uzun ve daha komik cümleler kurabiliyor. Mesela birgün uykudan uyanmış, yemeğini çok az yemiş, arkasından anneannesine "anneanne bugün aç kaldım" demiş. Ertesi gün "anneanne bugün doydum "demiş :))
Sabahları bana "anne sen işe git, biz delelim(gelelim)" diyor. Bazen annem onu benim iş yerime getiriyor, ordan eve dönüyoruz beraber.
İstemediği bir ortamda ise "anne didelim, anne didelim" diye tutturuyor..
Bir gün takılmış plak gibi herkese aynı soruyu sordu "burda kedi yay mı?(var mı)..."
Bunlar gibi daha niceleri....


Bu aralar  bir de korku olayı ile savaşıyoruz. Apartmanımızda bir dairede çalışma var ve yaklaşık 1 aydır sürekli matkap sesi. Uykusundan matkap sesiyle uyandı bir kaç kere uyuyamadı ve korktu. Şimdi artık bir tık duysa " anne daannn" diyor ve "anne korktum" diyor . Kendi kendine odasında kalamıyor, illaki birimiz olacağız yanında.Nasıl aşacağız bunu bilmiyorum, sanırım bir bilenden yardım alacağım.

Sezon açılışını yaptık ve havuza girdi geçtiğimiz cumartesi günü. Yavaş yavaş önce ayaklar, sonra bacaklar a aaa bir de baktık ki bizim minik soktu tüm vücudu havuza :) bir de bana "sen gelme anne, otur ordan bak " diyor. Nasıl eğlendi, nasıl hoşuna gitti. geçen sene daha bebekti, pek bişey anlamıyordu ama bu sene kendisi diyor "anne havuza didelim" diye.
Zaten bu aralar en sık duyduğum cümleler "anne havuza didelim "ve "anne parta(parka) didelim.


 Unutmadan bu aralar düğün telaşımız var, Öykünün dayısı evleniyor, aman da aman Öykücük "koocaman  bööyle kabarık" elbise giyecekmiş :) Ona göre toputlu ayakkabı bize göre bildiğimiz babet,kutusundan çıkmıyor, kirlenmesinmiş, Apaçın(abbas) düğününde giyecekmiş :))
27 haziran kınamız, 30haziran düğünümüz var.Çok az kaldı çok. Kına ve düğün fotoğraflarımızla karşınıda olacağız.Çok yakında....:)


Son zamanlarda hiç başbaşa  foto çekilmemişiz eşimle,eskiden ne çok çekilirdik :) bu da bizden olsun, taze taze çekilmişken koyayım istedim.


19 Haziran 2012 Salı

Babası ve Kızı

 Öykücük pazar sabahı uyandı, babasına hediyesini yine elleriyle kendisi verdi, ardından "babacım senii çot seviyorum" dedi.Daha ne denilebilir ki? Sonrasında da babasıyla harika bir gün geçirdi.


 Dedesini de unutmadı tabiki, elinde hediyesi koşa koşa gitti dedesinin yanına onun hediyesini de verdi. En güzel hediye sensin aslında bitanenecik kızımız bizim.

Önce babamın ve eşimin sonra tüümm babaların babalar günü kutlu olsun...

8 Haziran 2012 Cuma

21 Aylık Öykü

Öykütoşumuz 21 aylık oldu. Artık o minik ağzından kelimeler değil cümleler dökülmeye başladı. İstediği ne varsa biraz biraz ifade etmeye başladı.Ne dersek çok güzel anlıyor ama işine geleni uyguluyor, işine gelmeyen umrunda bile olmuyor :)

Bazen kendi dilinde yani Öyküce bıdı bıdı konuştuğunda ne demek istediğini anlamıyoruz ve işte ozaman ayvayı yiyoruz :)) çünkü anlamadığımız için sinirleniyor :) Ama her geçen gün daha güzel konuşuyor ve bize şaşırtıcı cümleler kuruyor. Mesela "Anne içim yandı" gel de şaşırma, yani Öykü susamış :)) Mesela "başım ağrıdı, yatıyım"duymuş biryerden. Artık kimde ne duyarsa anında o minik ağzından çıkıyor.
Daha anlamlı oyunlar oynuyor, beraber oynamanın daha çok tadına varıyoruz.Daha çok eğleniyoruz.
Güzel havaların keyfini çıkarıyoruz.
Şekere, çikolataya, tatlıya, tuzluya kısacası abur cubura karşıyımdır. Bu zamana kadar  yedirmedim. Ne kadar geç tadlarını bilirse o kadar iyi diye düşünüyorum.Ailemiz ve çevremizdeki sevdiklerimiz bu hassasiyetimi bildikleri için asla Öykü'ye böyle bir teklifte bulunmuyorlar. Öykü'ye de anlatıyorum, bunu yemeni istemiyorum, zararlı diye.
Geçen hafta sonu ilk defa dondurmanın tadına baktı Öykücük, sütlüsünden, mini minnacık bir top. En hafif ve en masum yaz tatlısı :) Önce soğukluğunu yadırgadı, sonra tadını alınca...Dondurma hem soğukmuş hem çok güzelmiş :)